Zeytinyağlı Kırmızı Biber Dolması

Zeytinyağlı Kırmızı Biber Dolması

Annem zeytinyağlı dolma yaptığında içine salça koymazdı, beyaz olurdu pirinçler. Kuş üzümü olurdu içinde.. Ne güzel olurdu.. Ne zamandır öyle dolma yemedim, çünkü bizde yemekler salçasız olmaz. Zeytinyağlı olsa bile…

Kırmızı bibere karşı bir sempatim var ama nedense şimdiye kadar hiç dolma yapmamıştım. Közledikten sonra sarımsaklı sirkeli salatasına bayılırım:) Dolma da çok leziz oldu. Şimdiden afiyet olsun..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler

  • 10 adet kırmızı biber
  • 1 büyük boy kuru soğan
  • 15 yemek kaşığı pirinç
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 2 adet büyük domates
  • zeytinyağı
  • tuz, nane, karabiber,kırmızı pul biber

Biberleri temizleyip yıkıyoruz. Soğanları ve domatesleri minik minik doğruyoruz ve bir kaba alıyoruz. Pirinçleri yıkayıp kaba koyduktan  sonra salça, baharatlar ve yağı da ekliyoruz. İyice karıştırıp biberlerin içerisine iç harcımızdan dolduruyoruz. Tencereye dizip biberlerin yarısına gelecek kadar su koyuyoruz ve önce yüksek ateşte, su kaynadıktan sonrada kısık ateşte pişiriyoruz. Pirinçler piştiğinde ocaktan alıp servis edeceğimiz tabağımıza koyuyoruz. Soğuduktan sonra üzerine sızma zeytinyağı gezdirip servis edebiliriz.

Çilekli Smoothie :)

Çilekli Smoothie :)

Bir heves aldığım çilekler tatsız çıkınca onları önce milkshake için kullanırım diyordum. Aynı anda Tümay’ın tarifine rastlayınca smoothie oldular:) Tümay’dan farklı olarak muz kullanmadım ve sütü biraz daha fazla koydum. İşte Tümay’ın tarifi. Aşağıda da az değişmiş hali ile benim yaptığım :)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler

  • 250 gr çilek
  • 150 ml süt
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 top vanilyalı dondurma
  • Buz parçaları

Süt ve yoğurdu blenderda karıştırıyoruz. Temizlenmiş çilekleri ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Son olarak vanilyalı dondurmayı ekliyoruz . (Ben bu aşamada dolapta biraz dinlendirdim, 10 dakika kadar) Buz parçalarını ekleyip servis yapıyoruz.  Afiyet olsun.

Limonlu Cheesecake

Limonlu Cheesecake

Sevgili Gülhan Hanım’dan rica etmem üzerine Derya Baykal’ın programında yapılan limonlu cheesecake tarifine geldi sıra:) Uzun zaman geçti ama araya bir sürü tarif girdi ve ben bir türlü ekleyemedim bu güzel tarifi :) Sonunda bugün fırsat bulabildim de fotoğrafları arşivden çıkarıp ekleyebildim. Reçeteyi de verdikten sonra rahatlayacağım. İçime dert olmuştu..

Tarif çok kolay ve sonuç çok başarılı. Mutlaka denenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Taban Malzemeleri

  • 1,5 paket bisküvi (ben burçak kullandım)
  • 50 gr tereyağ (oda ısısında)
  • 2 kaşık süt

Dolgu Malzemeleri  -1-

  • 2 yumurta beyazı
  • 3 çorba kaşığı toz şeker

Dolgu Malzemeleri -2-

  • 300 gr labne peyniri
  • 1,5 kahve fincanı toz şeker
  • 1 kahve fincanı krema
  • 2 yumurta
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • 1 kahve fincanı un
  • 1 paket şekerli vanilin
  • 1 çorba kaşığı nişasta

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Öncelikle fırını 110 dereceye ayarlıyoruz. Bunu en başta yapalım ki fırın tam ısısına ulaşsın. Sonrasında parçalanan bisküvileri tereyağ ve süt ile karıştırıp taban hamurunu oluşturuyoruz.

Dolgu malzemelerini ayırarak yazdım ki, karışıklık olmasın diye. Dolgu malzemeleri -1- olarak yazdığım 2 yumurta beyazı ile 3 çorba kaşığı toz şekeri iyice kıvam alana kadar çırpıyoruz. Bu bir kenarda beklerken dolgu malzemeleri -2- olarak yazdığım malzemelere geçiyoruz. 1,5 kahve fincanı şeker ve 2 yumurta çırpıyoruz. Bu karışıma labneyi ekliyor tekrar karıştırıyoruz. Sonrasında geri kalan malzemeleri sırasıyla ekliyoruz. ( unu, kremayı, nişastayı, limon kabuğu rendesini, şekerli vanilini ekliyoruz) Tüm malzemeleri ekledikten sonra iyice karıştırıyoruz. En son olarak ilk çırpılan karışımı ekliyoruz ve çok sönmemesine özen göstererek tahta bir kaşıkla karıştırıyoruz.
Kelepçeli kalıbımızı yağladıktan sonra taban malzememizi iyice bastırarak yayıyoruz ve üzerine hazırlanan dolgu malzememizi döküyoruz. 110 derecedeki fırının içerisine ayrı bir kapta su koyuyoruz ve 90-100 dakika pişiriyoruz. Süre sonunda fırının derecesini kapatıp kapağını açarak keki fırından almadan soğutuyoruz. 1 gece buzdolabında durması lezzetinin yüksekliği açısından daha iyi olur. Afiyet olsun..

Zeytinyağlı Bakla

Zeytinyağlı Bakla

Favayı çok severim ama hiç bakla yemeği yemedim desem.. Fava yapmak için aldığım baklalardan son anda zeytinyağlı yapmaya karar verdim. Çok lezzetli oldu. Zaten kötü olmasını beklemiyordum. Sonuçta favayı bayılarak yiyorsam neden baklayı beğenmeyeyim, hele birde zeytinyağlı olursa…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler;

  • 1/2 kg taze bakla
  • 5 adet arpacık soğan
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 adet limon
  • 2 adet küp şeker
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • tuz, dereotu

Baklalar temizlenerek yarım limonun sıkıldığı suyun içerisinde 10 dakika bekletilir. Bu sırada soğanlar temizlenir ve yağda biraz kavrulur. Üzerine unu eklenir topak topak olmadan kavrulur. Şeker, tuz ve baklalar eklenerek, hafif sarı renk alana kadar orta ateşte çevrilir. Son olarak 1 çay bardağı su eklenir ve ocağın altı kısılır. 1 saat bu şekilde pişirilir ve suyunu çekerse arada su eklenir. Kapağı fazla açmadan pişirilir. Ocaktan almaya yakın dereotu ve limonun diğer yarısının suyu eklenir. Ocaktan alınıp soğuduktan sonra üzerine yoğurt koyularak servis edilir. Afiyet olsun.

Hamsi Buğulama

Hamsi Buğulama

Hamsi en güzel tava(kızartma) olur diyenlerdenim aslında ama o kadar kaloriyi almamak için buğulama yapmaya karar verdim. Annem çok sık yapardı. Bildiğim bir lezzet ama uzun zamandır yapmıyordum. Sağlıklı bir yaşam fikrini hayatıma katabildiğim kadar katmaya çabalıyorum. İşte bu lezzette böylece girmiş oldu aklıma, mutfağıma…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler;

  • 1/2 kg hamsi
  • 2 adet patates
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı su
  • tuz

Hamsileri temizleyip yıkadıktan sonra kuruması için süzgeçe alıyoruz. Bu sırada soğanı ve patatesleri halka halka kesiyoruz. Dilimler çok kalın olmuyor ki kolay pişsin. Kapaklı geniş ama bir tencereye önce soğanları diziyoruz ve biraz tuz ekliyoruz. Üzerine patatesleri dizip biraz daha tuz ekliyoruz ve en son olarak balıkları dizip sıvıyağı üzerine gezdiriyoruz. Önce yüksek ateşte 1-2 dakika pişiriyoruz sonra suyu ekliyoruz ve altını kısıyoruz, kapağını kapatıyoruz. Patatesler piştiğinde servise hazırdır. Afiyet olsun.

Nohut Salatası

Nohut Salatası

Kuru baklagiller hayattır, candır, kurtarıcıdır benim mutfağımda. Yapacak yemek bulamadığım günlerde hemen onlara sarılırım. Kışın yemeğini çok sevdiğim nohutun yazında salatasını yaparım genelde. Evde hiç birşey yoksa bile buzluğumda mutlaka önceden haşlanmış nohut vardır ve hemen maydanozla, soğanla ve nar ekşisi ile karıştırırım.. Ohh mis gibi salata afiyetle yenir ve herkese tavsiye edilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler;

  • 1 su bardağı kuru nohut yada 2 su bardağı haşlanmış nohut
  • 5 yaprak kıvırcık salata
  • 4 dal taze soğan
  • 5 dal maydanoz
  • 2 yemek kaşığı  zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı nar ekşisi
  • Tuz, kimyon

Malzemeler istenilen şekilde çeşitlenebilir tabiki. Dilerseniz mısır, dereotu gibi malzemelerde ekleyebilirsiniz. Bence olmazsa olmazı nar ekşisi ve kimyondur. Yapılışı ise çok kolay, tüm malzemeler küçük küçük doğranır ve nohut, yağ, nar ekşisi ile birleştirilir son olarak tuz ve kimyon eklenir. Salata hazırlandıktan sonra 15 dakika kadar beklerse tadını almış olur.. Afiyet olsun.

Elmalı Turta

Elmalı Turta

Başlığı yazarken çok düşündüm.. Tart mı, turta mı.. Elmalı pastamı desem… Elmalı crumble hiç olmaz.. Ne denir ki buna şimdi :) Heralde turta olur. Çünkü tart dediğimiz şey ince hamurlu olur.. Tartın yapımı farklı olur ama turta daha uygun sanırım. Evet bu turta bence:) Afiyet olsun bakalım..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler (Hamur için)

  • 125 gr margarin (oda ısısında)
  • 2 yumurta sarısı
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 2 su bardağı un

Elmalı iç harç malzemeleri

  • 6 adet orta boy elma
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı ceviz içi
  • 1 tatlı kaşığı tarçın

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önce iç harcı hazırlamak için elmaları soyup rendeliyoruz ve şeker ile birlikte tencereye alıp orta ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Ocaktan alırken tarçın ve cevizi koyuyoruz ılıması için bekletiyoruz. Hamur için yumurta ve şekeri çırpıyoruz. Yağı ve kabartma tozunuda ekliyoruz. iyice karıştırdıktan sonra unu ekliyoruz. Elimizle yoğurarak hamur elde ediyoruz. Hamurdan üzeri için bir parça ayırıyoruz ve kalanını yapacağımız tepsiye sermek için çok ince olmayacak şekilde merdane ile açıyoruz. İç harcı koyuyoruz ve üzerine ayırdığımız parçayıda kafes şeklini vermek için merdane ile açıp şeritler halinde kesiyoruz. Şekli verip önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişiriyoruz. Üzeri kızardığında çıkarıyoruz ve afiyetle yiyoruz. Aslında 1 gün beklediğinde daha lezzetli oluyor.. Klasik ama güzel bir lezzet…

Fırında karnabahar kızartması:)

Fırında karnabahar kızartması:)

Nasıl kulağa hoş geliyor değilmi:) Damağada çok hoş geliyor inanın. Karnabahar aşığı olarak ve kızartma yemeyen biri olarak o güzel karnabahar kızartmasının tadından yoksun kalıyordum. Sonunda güzel bir tarif buldum. Bence kızartmanın yerini tuttu. Kesinlikle çok güzel… Tarifi Lavantinin blogundan.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu arada karnabaharlar buzluktan:) Mevsiminde alıp haşladıktan sonra buzluğa atmıştım. Sanırım bu ay içerisinde tüketeceğim ve yazın canım çekecek :(

Karnabaharları buzluğa atma yöntemimse şu şekildedir; :) karnabaharı çiçek çiçek ayırıp haşlıyorum ve çok fazla yumuşamadan sudan alıp soğuk sudan geçiriyorum. Çokta sert olmuyor-yenilecek kıvamda- sonra süzgeçe alıyorum ve 2-3 saat iyice süzülüp kuruduktan sonra buzluk poşetlerine koyuyorum. Çok rahat oluyor. mutlaka denemelisiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler:

  •  1 adet orta boy karnabahar
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 1 tatlı kaşığı un
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • Karabiber, tuz
  • Beyaz peynir
  • Bir avuç kuru ekmek içi

Karnabahar buzluktan çıkarılır (Hala tezgahlarda bulunan karnabahardan alıyorsanız eğer yumuşayana kadar haşlıyorsunuz) Bir kasede yumurta, un, nişasta, kabartma tozu, karabiber, tuz ve sıvıyağ karıştırılır. Çiçek çiçek ayrılmış karnabaharlar bu karışıma batırılır ve fırın tepsisine koyulur. Üzerine peynir ve kırıntı haline getirilmiş ekmek içi serpilir. 200 derecede üzeri kızarana kadar pişirilir. Afiyet olsun..

Sebze Suyu

Sebze Suyu

Sebze suyu yaptım, kalıplara koydum, buzluğa kaldırdım. Artık çorbalarımın, pilavlarımın tadı daha yüksek olacak. Lezzetleri katlanacak :) Tavuk suyuda yapılmalı aslında.. Yakın zamanda onuda yapacağım. Sonra da et suyu:) Ara sıra böyle yapıp buzluğa kaldırmalı. Zaten uzun zamandır hazır et-tavuk suyu kullanmıyorum.. Bunlar çok iyi olacak.  Yapımıda çok kolay, hiç öyle düşünüldüğü gibi uğraştırmıyor. Evdeki malzemelerle, bir kaç gün daha kullanmazsanız yavaş yavaş bozulmaya başlayacak sebzelerle yapılabilir. Hem bir değerlendirme yöntemi.

Bence sebze suyunun ana malzemesi soğan ve kereviz. Kerevizin o mis kokusu olmadan olmaz.. Domates ve havuçta eklendiğinde aslında başka da malzemeye gerek yok. Ama benim dolabımda bir kaç tane sarı biber, 2 dal kuşkonmaz, biraz pırasa ve dereotu vardı, onlarıda ekledim. Sonuç olarak malzemeler şu şekilde oldu;

  • 2 adet küçük kereviz
  • 2 adet domates
  • 2 adet soğan
  • 2 adet havuç
  • 2 adet sarı biber
  • 2 dal kuşkonmaz
  • bir kaç dal pırasa
  • dereotu
  • 1 dal kekik
  • 1 dal taze biberiye
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • tuz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kekik ve biberiye hariç tüm malzemeler iri iri doğranıp zeytinyağında 2 dakika kadar çevrilir ve üzerini kapatılacak kadar su eklenir. Çok az tuzda koyduktan sonra üzeri kapanacak kadar su eklenip kaynatılır. Kaynadıktan sonra altı kısılıp yarım saat pişirilir ve biberiye ile kekikte eklenip ocaktan alınır. Benim tenceremin kapağı sıkı sıkı kapanmadığından üzerine yağlı kağıt koyup kapağı öyle kapatıyorum ki, buharını dışarı bırakmasın. Sonrasında mutfak bezi ile süzülür ve kalıplara boşaltılıp soğuması beklenir. Soğuduktan sonra buzluğa gider, zamanı gelince yemeklere tat katar.. Afiyet olsun.

Pastane Usulü Şekerpare (İrmiksiz)

Pastane Usulü Şekerpare (İrmiksiz)

Aslında bir şekerpare tarifim vardı hep yaptığım.. Ama şerbetli tatlı bizim evde çok gittiği için gördüğüm bu güzel şekerpare tarifini denemeye karar verdim. Çok lezzetli oldu.. Tarifin sahibi pastane usulü şekerpare diye adlandırdığı için bende aynı isimle anıyorum kendisini:) Yeşim Hanımın tarifi bu şekerpare ve benim irmikli şekerparemin yerini alacak güzellikte… İşte Yeşim Hanımın siteside burada. Tıklayınız. Teşekkürler Yeturla Lezzet Kareleri:)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler

  • 125 gr tereyağı (oda sıcaklığında ve mutlaka tereyağı!!)
  • 1 fincan sıvıyağ (türk kahvesi fincanı)
  • 4 yemek kaşığı tepeleme pudra şekeri
  • 2 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 tutam tuz
  • 3 su bardağı elenmiş un (Asıl tarifte 2,5 su bardağı ama benim ölçülerimle 3 bardak aldı)

Şerbeti için;

  • 4 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su
  • Çeyrek limonun suyu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu tatlıda Yeşim Hanımın belirttiği gibi bazı püf noktaları var. İlki, kesinlikle tereyağı kullanılmalı. İkincisi ise; pudra şekeri, yağlar ve yumurtaları bir kaba koyup bembeyaz olana kadar çırpmak.  Sonrasında tuz ve karbonat ekleniyor ve elenmiş olan un yavaş yavaş eklenerek karıştırılıyor. Hamur kulak memesi kıvamına geldiğinde şekil verip tepsiye diziyoruz. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çatalla çiziyoruz ve 180 derecede önceden ısıtılmış fırına atıyoruz. Tatlılar tamamen kızarana kadar pişiriyoruz. Üçüncü püf noktasıda bu zaten tatlının. Hiç beyaz yeri kalmayacak, tamamen kızarıcak. Fırına attıktan sonra şerbeti yapıp ılıması için soğuk bir yere alıyoruz. Tatlı fırından çıktığında 2 dakika kadar bekliyoruz ve ılık olan şerbetle buluşturuyoruz. Şerbeti çekme süresinde ara sıra ters çevirip iki tarafından da şerbeti almasını sağlıyoruz. Dinlendikçe güzelleşiyor tatlı… Çok lezzetli, mutlaka denenmesi gerekiyor. Afiyet olsun.