Monthly Archives: Mart 2012

Kuzu Gerdan Haşlama

Standard

Kuzu  eti sevmiyorum, yemiyorum aslında. Hele pişerken yaydığı kokudan hiç hoşlanmıyorum. Ama evde çok seven biri olunca yapmamak olmuyor. Haşlamada en sevilen lezzetlerden biri.  Sevmediğim ve hatta yemediğim yemeğin tarifini neden mi veriyorum? Çünkü çok güvendiğim bir damak bayılarak yiyiyor:) Afiyet olsun..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • 2 parça kuzu gerdan
  • 2 adet orta boy patates
  • 1 adet havuç (ben kullanmadım, çok tatlı olduğu için)
  • 1 büyük boy soğan
  • tuz
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ

Öncelikle  kuzu gerdan parçalarını kızdırdığımız yağda önlü arkalı rengi değişene kadar -yaklaşık 2 dakika-  kızartıyoruz. Renkleri döndüğünde tencereye etlerin üzerini geçecek kadar su ekliyoruz. 1 – 1 buçuk saat kaynattıktan sonra soğanı bütün olarak içerisine atıyoruz. Suyu azalmışsa kaynar su ekliyoruz ve iri doğranmış patatesleri ve havucu da içerisine ekliyoruz. Sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirip, tuzunu atıyoruz ve ocaktan alıyoruz.

Nisanda neler yemeli..

Standard

Mart bitmek üzereyken son kez karnabahar, brokoli ve kereviz almayı düşünüyordum ama sanırım kaçırdım.. Uzun bir İstanbul tatilinden sonra (ne tatil ama) sonunda eve geldim. 1 aydır eve dönmenin ve mutfağıma girmenin hayalini kuruyordum:) Gelelim nisana.. Nisanda en çok yemeyi düşlediğim sebze kuşkonmaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kuşkonmazı Almanya’da okurken çorbası sayesinde keşfetmiştim. Türkiye’de bulunmuyordu o zamanlar. Şimdide çok bulunduğu söylenemez tabi. Şimdi bazı büyük marketlerde bulabiliyoruz ve bir kuşkonmaz sitesi var, Nomad Tarım. İşte buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ben bu sene fazla fazla kuşkonmazlı tarifler deneyeceğim çünkü çok severim.

Ve çok fazla bezelye alıp stok yapacağım:) Havuç zamanıda gelmiş bulunmakta tabi. Birde sarımsak var, ki kendisini çok severim. Barbunyada başlayacak sanırım ama bunu tam olarak bilemedim.. Belki mayıs olabilir… En iyisi pazara gidip tezgahları kolaçan etmek :)) Zamanında yiyelim, sağlıklı yiyelim:)

Mantarlı bulgur pilavı

Standard

Hala yatıyor olmak çok sıkıcı. Bugün 13 gün oldu. Neyseki arada kalkıp birşeyler pişiriyorum yada malzemeleri doğruyorum, soğanı kavuruyorum falan filan… Dün mantarlı birşeyler yapalım dedik. Bulgur pilavı çıktı ortaya. Güzel oldu, mantarlı pirinç pilavından daha güzel…  Fotoğraf yine kötü.. Çünkü ona sıra gelene kadar yorulmuş oluyorum, zaten makinamda yanımda değil, cep telefonu ile ne kadar iyi olursa…

Malzemeler

  • 1 adet kuru soğan
  • 300 gr mantar
  • 2 adet yeşil biber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 su bardağı pilavlık bulgur (ben esmer bulgur kullandım)
  • 4 su bardağı kaynar su
  • tuz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Soğanı yemeklik doğrayıp ısıttığımız yağda kavuruyoruz. Üzerine doğradığımız biberleri ve salçaları ekliyoruz 3 dakika kadar kavurmaya devam ediyoruz. İri küpler halinde doğradığımız mantarlarıda ekleyip bir-iki dakika daha kavuruyoruz. Bulguru koyuyoruz ve sıcak suyumuzu dökerek kapağını kapatıp, pişmeye bırakıyoruz. Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz ve altını kapamadan tuzunu ekliyoruz. Karıştırıp, ocağı kapatıyoruz. Servisten önce 10 dakika dinlendiriyoruz. Afiyet olsun..

 

Yeşil mercimek salatası

Standard

Hem sağlıklı, hem doyurucu, hem lezzetli bir salata  var bugün masada. Resimler yine kötü ama lezzet tek kelime ile şaşırtıcı:) Özellikle kuru baklagillerin salatalarına karşı önyargılı olanlar için. Afiyet olsun..

Malzemeler

  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • 1 su bardağı haşlanmış kuskus makarnası
  • 2 adet havuç
  • 2 dal taze soğan
  • 1/2 demet dereotu
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1 limonun suyu
  • zeytinyağı, tuz

 

 

 

 

 

 

 

 

Mercimeği ve kuskusu ayrı kaplarda yumuşayana kadar haşlıyoruz.  İkisini de süzüp soğutuyoruz. Salata kasesine doğradığımız soğanı, dereotunu ve maydanozu koyuyoruz. Havuçları rendeliyoruz ve soğuyan mercimekle kuskus makarnasını ekliyoruz. Limon, zeytinyağı ve tuzuda koyduktan sonra servise hazır oluyor. Sonuçta salatadır her çeşit malzeme ile renklendirilebilir. Hayal gücünüze, damak zevkinize kalmış:) Biraz dinlenmesinde fayda vardır lezzetlerin birbirine karışması açısından.

Portakallı Kek

Standard

Fotoğraf makinamı İstanbul’a getirmememin acısını yaşadım kek piştikten sonra. Cep telefonu ile çektiğim fotoğraflardan dolayı affınıza sığınarak güzelim portakallı keki huzurlarınıza sunarım:) Tarif Gülayın mutfağından. Teşekkür ederim kendisine. Tarafımdan sonucu oldukça başarılı bulunmuş bir tarif:) Portakal kokusu sarsın heryeri!!

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1,5 çay bardağı sıvıyağ
  • 1,5 çay bardağı portakal suyu (2 orta boy portakala denk geliyor ama cinsine göre de değişir tabiki)
  • 1,5 çay bardağı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket şekerli vanilin
  • üzerine dökmek için ceviz veya fındık içi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Keklerin olmazsa olmazı olarak şekerle yumurtayı uzun uzun çırpıyoruz. Sonrasında sıvı malzemeleri ekliyoruz ve tekrar çırpıyoruz. Nedir bunlar, yağ ve portakal suyu. Unuda kabartma tozu ve şekerli vanilin ile birlikte ekledikten sonra güzelce karıştırıyoruz. en son tarçın ve rende portakal kabuklarını ekleyip margarin ile yağladığımız kek kalıbına döküyoruz. Üzerine cevizi döşüyoruz. Ben ceviz kullandım ve çok döşemedim. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 45 dakika pişirip, bıçak testinden sonra afiyetle yiyoruz:)

Semt pazarlarında mart ayı..

Standard

Neredeyse 2 haftadır internet alemine ara vermiştim. Geri geldim. Ameliyatımı oldum, biraz ayaklandım ama hala yataktayım uzun saatler.. Bu sırada kitap okuyorum, televizyon izliyorum ve gelen gidenle ufak sohbetler… Günler böyle geçiyor. Mutfaktan uzağım ama yemek yemekten hiiiç uzak değilim:) Gerçi yatarken yemek biraz fazla zor. Ama kayınvalidemin güzel yemeklerini yerken hiç farketmiyorum nerede yediğimi.

Yattığım yerden izliyorum haberleri ve üzülüyorum.. Semt pazarlarının kaldırılacağını duyuruyor haberler son günlerde… Semt pazarları bence toplumumuzun ayrı bir kültürü. Bu kültürü bozmamak lazım. Her ne kadar sık gidemesem de, gittiğimde seve seve gezerim.

Gelelim mart ayının pazar alışverişine.. Bu ay neler yiyelim, nelerden uzak duralım.. Gelecek ay tezgahlarda neler olacak??

Öncelikle karnabahar, pırasa ve ıspanağın zamanı geçmek üzere. Bol bol tüketelim mart ayı boyunca. Seneye kadar çok özleyeceğim. Aslında biraz pırasa ve ıspanak stoğu yapacağım derin dondurucuda. karnabaharda koyulurmu acaba buzluğa?? Biraz araştırmak, denemek lazım..

Patlıcan var çoğu yemek programlarında, televizyonda.. domates var.. Aman daha gelmedi mevsimi diyerek uzak duralım:)

Birde pancar yiyelim, antioksidan özelliği ile sağlık katsın vücudumuza. Sonra ay sonuna doğru taze bakla gelecek tezgahlara. Zeytinyağlısını yaparım, oohhh mis mis..  Brokoli var birde… Ayy kış aylarını çok özleyeceğim gerçekten.. Fotoğrafsız bir yazı oldu. Yattığım yerden yazıyorum. Affedin..