Category Archives: Yaşamdan Esintiler

Yemekevi.tv’nin Girişimci Annesi Mutfağımdaydı:)

Standard

Geçtiğimiz hafta içi beni fena heyecanlandıran bir mesaj aldım. Uzun süredir takip ettiğim Yemekevi.tv’nin sahibi  Fatoş benimle röportaj yapmak istediğini yazmıştı. Bendeki telaşı ve mutluluğu görmenizi isterdim. Fatoş gelip fotoğraf çekmeye başlayana kadar da geçmedi o telaş:)

Fatoş  Yemekevi.tv sitesinin sahibi ve girişimci annesi (kendi tabiri ile ve ben bayıldım bu tabire)  :) Bence blog ve yemek dünyasının içerisinde olan herkes bilir siteyi.. Dünya tatlısı ve çok samimi. Harika fotoğraflar çekiyor. Gerçekten çok uğraşıyor. Sohbeti çok güzel. Sorularına bayıldım. İlk röportajım olduğu için sanırım fazla heyecanlıydım ama Fatoş sayesinde sakinleştim. Uzun uzun konuştuk, ortak konularımız vardı, sevindim. Bana çok güzel hediyeler getirmişti. Severek okuyacağım iki kitap ve koca bir torba fındık:) Evet o meşhur bahçenin fındıkları:) Yüzümde hala gülümseme var inanın. Gerçekten Fatoş’la tanıştığıma çok memnun oldum.

Neler hazırladığıma gelince, aslında hem kendi damak tadıma uygun hemde farklı bir şeyler yapmak istiyordum. Mesela et yemediğim için içerisinde et bulunan bir şey yapmak istemedim. Ee farklıda olsun istedim haliyle.. Kısacası mutfaktaki Simge’yi  yansıtmak istedim. Ve uzun uzun araştırdım. Tarif defterlerimi karıştırdım. Düşündüm taşındım sonunda Fatoş’unda çok beğendiği güzel bir sofra kurmayı başardım:) İşte soframdakiler;

Cevizli Kuru domates salatası

Domates soslu bulgur köftesi

Yoğurtlu mor lahana salatası

Ispanaklı örgü börek

Milföy çubukları

Tiramisu

Selanik gevreği

Ve harika röportaj, tariflerle birlikte yemekevi.tv adresinde. Buraya tıklayarak ulaşabilrsiniz. orada daha çok fotoğraf var :)   Fotoğraflar Fatoş’tan tabiî ki. Ayrıca tarifleri buraya da ekleyeceğim.  Fatoş’a tekrardan çok teşekkür ediyorum, sizlere de iyi seyirler ve afiyet olsun:)

Reklamlar

Desperate Housewives Yemek Kitabı ve Ev Yapımı Tavuk Suyu

Standard

Çok severek izlediğim dizi biter bitmez öğrendim yemek kitabı çıkarıldığını. Çok fazla gecikmişim ama sonunda aldım ve hergün inceliyorum. Henüz yemeklerini deneme fırsatım olmadı. Sadece Bree’nin tavuk suyu tarifini denedim. Çoğu yemeğinize tat verecek bu tavuk suyu tarifini siz de denemelisiniz. Kitaptan başka tariflerde gelecek tabi, İnceleme aşamasını bitirebilirsem :) Öncelikli olarak Livornese tarzı levrek ve vejetaryen chiliyi denemek istiyorum.. Sizlerle de paylayaşacağım tabiki.. Afiyet olsun..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Malzemeler

  • 1 ,5 kiloluk tavuk sırtı, boynu, kanadı (istediğiniz herhangi bir kombinasyon)
  • 250 gr tavuk sakatatı
  • 2 orta boy havuç
  • 1 orta boy soğan
  • 1 kereviz sapı

“Desperate Housewives Cook Book” adlı kitaptan alıntıdır.

Tavuğu iyice yıkıyoruz ve sebzelerle birlikte derin bir tencereye alıyoruz. Üzerini geçecek kadar su ekliyip, kaynayana kadar yüksek ateşte pişiriyoruz. Kaynadığında kısık ateşe alıyoruz. Suyun üzerinde biriken köpükleri alıyoruz. Bu şekilde arada köpükleri alarak 4 saat pişiriyoruz. Su tavukların altına inerse üzerine geçecek kadar su ekliyoruz.  Süzgeçten geçirerek buzluğa koyacağımız kaplara aktarıyoruz ve soğutup buzluğa koyuyoruz. Tavuk suyu buzdolabında 4 gün , derin dondurucuda ise 3 aya kadar saklanabiliyor. Afiyet olsun..

 

I’m Julia Child, Bon Appetit!

Standard

Biliyorum uzun zamandır yeni tarifler paylaşmıyorum. Yemeğe biraz ara verdim. Aslında hayata biraz ara verdim denilebilir. Bugün bilgisayarın başına geçtiğimde Google’da Julia Child’ın 100.doğumgünü olduğunu gördüm ve tekrardan Julie&Julia ‘yı izlemek harika olur dedim -ki önceden defalarca izlemiş olmama rağmen. Gerçekten harika oldu. Film bitti ve ben kendimi burada buldum :) Bir tarif paylaşmayacağım, çünkü henüz tatildeyim. Ama mutfağımı özledim, bayramdan sonra hemen İstanbul’a döneceğim ve harika tariflerle geleceğim.

Julia Child hayranlıkla izlediğim bir kadındır. Aşktır :) Yemektir :) Filmi mutlaka izlemelisiniz. Çok keyifli bir film. Julia Child’ın ve Julie’nin gerçek hikayeleri. Hollanda usulü enginardan, şaraplı sığır yahnisine kadar çok lezzetli görüntüler var filmde.  Meryl Streep’in harika oyunculuğu da yemek sonrası tatlı gibi :)

E bu kısa  yazının sonuna yakışacak tek söz var, Bon Appetit!!

Nisanda neler yemeli..

Standard

Mart bitmek üzereyken son kez karnabahar, brokoli ve kereviz almayı düşünüyordum ama sanırım kaçırdım.. Uzun bir İstanbul tatilinden sonra (ne tatil ama) sonunda eve geldim. 1 aydır eve dönmenin ve mutfağıma girmenin hayalini kuruyordum:) Gelelim nisana.. Nisanda en çok yemeyi düşlediğim sebze kuşkonmaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kuşkonmazı Almanya’da okurken çorbası sayesinde keşfetmiştim. Türkiye’de bulunmuyordu o zamanlar. Şimdide çok bulunduğu söylenemez tabi. Şimdi bazı büyük marketlerde bulabiliyoruz ve bir kuşkonmaz sitesi var, Nomad Tarım. İşte buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ben bu sene fazla fazla kuşkonmazlı tarifler deneyeceğim çünkü çok severim.

Ve çok fazla bezelye alıp stok yapacağım:) Havuç zamanıda gelmiş bulunmakta tabi. Birde sarımsak var, ki kendisini çok severim. Barbunyada başlayacak sanırım ama bunu tam olarak bilemedim.. Belki mayıs olabilir… En iyisi pazara gidip tezgahları kolaçan etmek :)) Zamanında yiyelim, sağlıklı yiyelim:)

Semt pazarlarında mart ayı..

Standard

Neredeyse 2 haftadır internet alemine ara vermiştim. Geri geldim. Ameliyatımı oldum, biraz ayaklandım ama hala yataktayım uzun saatler.. Bu sırada kitap okuyorum, televizyon izliyorum ve gelen gidenle ufak sohbetler… Günler böyle geçiyor. Mutfaktan uzağım ama yemek yemekten hiiiç uzak değilim:) Gerçi yatarken yemek biraz fazla zor. Ama kayınvalidemin güzel yemeklerini yerken hiç farketmiyorum nerede yediğimi.

Yattığım yerden izliyorum haberleri ve üzülüyorum.. Semt pazarlarının kaldırılacağını duyuruyor haberler son günlerde… Semt pazarları bence toplumumuzun ayrı bir kültürü. Bu kültürü bozmamak lazım. Her ne kadar sık gidemesem de, gittiğimde seve seve gezerim.

Gelelim mart ayının pazar alışverişine.. Bu ay neler yiyelim, nelerden uzak duralım.. Gelecek ay tezgahlarda neler olacak??

Öncelikle karnabahar, pırasa ve ıspanağın zamanı geçmek üzere. Bol bol tüketelim mart ayı boyunca. Seneye kadar çok özleyeceğim. Aslında biraz pırasa ve ıspanak stoğu yapacağım derin dondurucuda. karnabaharda koyulurmu acaba buzluğa?? Biraz araştırmak, denemek lazım..

Patlıcan var çoğu yemek programlarında, televizyonda.. domates var.. Aman daha gelmedi mevsimi diyerek uzak duralım:)

Birde pancar yiyelim, antioksidan özelliği ile sağlık katsın vücudumuza. Sonra ay sonuna doğru taze bakla gelecek tezgahlara. Zeytinyağlısını yaparım, oohhh mis mis..  Brokoli var birde… Ayy kış aylarını çok özleyeceğim gerçekten.. Fotoğrafsız bir yazı oldu. Yattığım yerden yazıyorum. Affedin..

Siz hala atık yağlarınızı lavaboyamı döküyorsunuz???

Standard

Lapa lapa kar yağıyor Ankara’da. Öyle iştahlı yağıyor ki, sanki hiç durmayacakmış gibi. İnsanı bir battaniye alıp minderi camın önüne çekip sütlü bir türk kahvesi içmeye davet ediyor. Galiba ben bu daveti kabul edeceğim..

Neyse, konumuz kar değil.. Konumuz atık yağlar. Mis gibi kızartmaları yaptıktan sonra, oturup güzel güzel yerken aynı sırada denizlerimizi kirlettiğimizi düşünsek iştahımız kapanırmı? Kapanır. Bir anda yaz tatili gelir aklımıza.. Denize girerken çevremizi son yıllarda daha fazla saran denizanaları gelir.. O güzel kızartmanın bizi kanser edeceğini düşünüp bir daha kullanmadığımız yağını lavaboya döküp denizlerimizi kansere mahkum bırakıyoruz. Üstelik lavaboya dökmemenin çok güzel bir alternatifi varken.

Evet bir alternatif var. Denizlerimizi temiz tutmak için bir alternatif var. ALO ATIK HATTI’nı arayabilirsiniz. 444 28 45 (444 ATIK) veya buraya tıklayarak internet sitesine ulaşabilirsiniz. Arıyorsunuz ve  5 litrenin üzerindeki bitkisel atık yağlarınızı adresinizden alıyorlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Unutmayın lavaboya döktüğünüz bir litre yağ, BİR MİLYON LİTRE SUYU KİRLETİYOR!!

Lütfen katkıda bulunun! Benim zamanım yok, telefonum yok, canım neden arayacağım 1 litre yağ için, biriktiremem falan diye bahaneleriniz varsa da, lütfen atık yağlarınızı çöpe atın!! Lavaboya değil!! Sahilde yürürken birisinin denize yağ döktüğünü görseniz ne yapardınız???

Kayıtsız kalmayın! Katkıda bulunun!

Mevsiminde Yiyelim..

Standard

Yılbaşından beri İstanbul’daydım. Sonunda evime geldim.. Buz gibi ve karlı Ankara’ya.. En çokta mutfağımı özlemişim. Hemen girdim birşeyler yapmak için ama buzdolabı bomboş doğal olarak..  Ocak ayını bitirmek üzereyken markete gidip alışveriş yapmalı ve en güzelinden brüksel lahanası almayı planlıyorum.. Kaç gündür aklımda brüksel lahanası.. Mevsimi geçmeden almalı..

Gerçi artık herşeyi, her mevsim tezgahlarda bulabiliyoruz malesef.. Ama bulduk diye almayalım.. İlkbahar meyvesini, yaz sebzesini şimdiden yemeyelim hormonlu hormonlu:)

Gerçi brüksel lahanası şubat ayında da bulunuyor ama artık geçmek üzere oluyor.. Şubatta başka neler mi var;

Pırasa, brokoli, karnabahar, pazı, ıspanak, pancar (ki en sevdiklerimden), havuç, turp, roka,lahana, ayva(bunuda çok severim), çağla…

Ben alışveriş listemin içerisine mutlaka ekleyeceğim bunları.. Özellikle pancarı çok kullanmak istiyorum, çünkü daha önce pek kullanmadığımı farkettim. Ve ayvadan harika bir tarifim olacak.. Beni takip edin :)

Sevgiyle ve sağlıkla kalın..